Ankara by Night Wiki

Session Notes

Chronological archive of play sessions with linked entities and timeline navigation.

ReadView sourceView history
From Ankara by Night Wiki
Bölüm 1 - Kadife ve Kan
February 15, 2026

Kızıl Oluk Günceleri: Bölüm 1 - Kadife ve Kan

Ankara’nın ayazı, yaşayanlar için sadece bir hava durumudur; paltolarına sarılır, adımlarını hızlandırır ve sıcak evlerine kaçarlar. Ancak biz, Gece’nin Çocukları için bu ayaz, içimizdeki ölü soğukluğun bir yansımasından ibaret. Şehrin gri betonları arasında, Tunalı’nın neon ışıkları altında ve Esat’ın yokuşlarında, kimsenin görmediği bir savaş başladı. Ve biz, bu savaşın ortasına en savunmasız halimizle, açlığımızla düştük.

Maskelerin Ardındaki Sırlar

Gece, her birimiz için farklı bir travmayla başladı.

Tatyana, o soğuk metal yığınının –arabasının– içinde, bir zamanlar hayatı olan şeyi uzaktan izliyordu. Oğlu Rostec okuldan çıkarken, Tatyana bir anne gibi değil, bir hayalet gibi oradaydı. Sadık yardımcısı Barış yanında, ona Velvet hakkında yaptığı araştırmaları, paravan şirketleri ve dönen kirli paraları anlatıyordu ama Tatyana’nın aklı, oğluna sarılma arzusuyla boğazını yakan o korkunç susuzluk arasındaydı. Adalet dağıtan o eski savcı gitmiş, yerine gölgelerde yaşayan bir avcı gelmişti. Rostec annesine sıkıca sarıldığında Tatyana ona karşılık veremedi; çünkü sevgisi, açlığına yenik düşebilirdi.

Kızılay’ın kalabalığında, küçük bir dükkânın loş ışığında Danyel, yüzündeki yanık izlerini porselen bir maskeyle gizliyordu. Kalfası Barış, dükkanın önünde onun yokluğunda müşteri beklerken sigarasını yakmış, Danyel geldiğinde korkuyla kenara atmıştı. Danyel onu korumak için ne gerekirse yapardı. İçi sigaranın kor ateşiyle titrerken Barış'a onu kendisinden bile koruması gerektiğini anlattı. Biraz harçlık verdi ve artık gerçekten evi gibi görebildiği tek yer olan küçük dükkanının atölyesinde tek başına çalışmaya geçti.

Şehrin bittiği yerde, Eymir'in yanında, ODTÜ ormanlarının derinliğinde Atakan, dedesiyle birlikteydi. Yıllarca avladığı geyiklerin, yaban domuzlarının izini sürerken, artık kendisinin de o "şeylerden" birine dönüştüğünü biliyordu. Dedesi tüfeğini doldururken titreyen ellerine baktı Atakan. Yaşlı adam, ormanda gezen o "garip yaratıktan" bahsediyordu. Atakan ise o yaratığın ne olduğunu gayet iyi biliyordu. Atakan'ın bu zamana dek gördüğü en büyük avcı, artık avın ta kendisiydi, Atakan tarafından avlanacak en büyük av...

Kırık Bir Sarılma

Ve Karamel... Tunalı’nın ışıltılı gece hayatının kraliçesi, kendi kalesinin, Velvet Night Club’ın arka kapısındaydı. Her akşam olduğu gibi mekanına gitmek için makyajını yaparken telefonu çalmıştı. Alev, en yakın dostu, hayallerini yaşamasını istediği o kız aramıştı. Korkmuştu, ağlıyordu, hayatında sahip olduğu tek şeyi kaybetmiş olduğunu anlattı Karamel'e. Velvet'in el değiştirdiğini, bir an önce gelmesi gerektiğini söyledi. Velvet'in arka sokağında, Alev, gözyaşları içinde ona koşup sarıldığında, Karamel o insani sıcaklığı değil, sadece taze kanın kokusunu aldı. İçindeki Canavar dişlerini göstermek için çırpınırken, Karamel insanlığını korumak adına korkunç bir seçim yaptı. Alev’i sertçe itti. "Uzak dur benden!" Bir kucaklaşma, bir saldırıya dönüştü. Alev’in kırık bakışları ve çığlıklarına karışan ağlamaları arasında, Karamel kendini kulübün soğuk koridorlarına attı.

Velvet’te Değişen Dengeler

Grup, açlıklarını bastırmak ve belki de cevaplar bulmak için Velvet Night Club’da bir araya geldi. Ancak Velvet artık Karamel’in bildiği o güvenli liman değildi. Selin onlara olan şeyi anlattı: Velvet el değiştirmişti. Kim olduğunu bilmediği ama kesinlikle bizim türümüzden olan biri tarafından satın alınmıştı. Kapıdaki tanıdık yüzler gitmiş, yerine Ragıp Vardar’ın siyah takım elbiseli, telsizli "askerleri" gelmişti. Şehrin mülkiyeti el değiştirmişti ve biz, bu yeni düzende sadece birer pürüzdük.

İçerisi... İçerisi neon ışıklar ve tekno müziğin hipnotize edici ritmiyle doluydu. Karamel, VIP locasında tanıdık bir silüet gördü: Mert. Sire'ı. Ya da onu bu lanete sürükleyen adam. Mert, üst kattaki balkonda oturmuş aşağıyı gözlüyor, şarabından yudumluyordu. Karamel göz göze gelmeye çalıştı, bir tanınma, bir onay bekledi. Ama Mert, sanki Karamel orada yokmuş gibi, sanki o sadece dekorun bir parçasıymış gibi bakışlarını kaçırdı. Bir "hiç" olmak, bir "canavar" olmaktan daha çok acıttı.

Kırmızı Leke ve Kaos

Müzik yükselirken, felaket sessizce geldi. Danyel, kalabalığın arasında gözüne kestirdiği genç bir çocuktan sadece "biraz" beslenmek istedi. Ama o maskenin ardındaki delilik ve açlık, kontrolü ele geçirdi. Bir anlık haz, bir ömürlük pişmanlığa dönüştü. Çocuğun bedeni kucağına yığıldığında, Danyel artık sadece bir vampir değil, bir katildi.

Tam o sırada, Ragıp’ın korumaları olaya müdahale etmek, bu "çöpü" dışarı atmak üzereyken, gecenin gerçek dehşeti ortaya çıktı. Bir Vahşi. İnsanlığını tamamen yitirmiş, saf açlıktan ibaret bir vampir, kalabalığın ortasına daldı. Müzik durmadı ama çığlıklar ritmi bastırdı.

Atakan, içgüdüsel bir öfkeyle canavara atıldı. Tatyana ona destek olmaya çalıştı, bıçağını yaratığın boynuna dayadı. Danyel uzaktan tabancasını kullanmaya, yaratığı dizleri üstüne devirmeye çalışıyordu. Karamel anın heyecanından faydalanıp Mert'i bulmaya çalıştı ama o yoktu. Kan, kadife koltuklara sıçradı. O kargaşada, köşeye sinmiş bir başka vampir, Nuray, dehşet dolu gözlerle onları izliyordu ama onlar farkında değildi. Coterie, Vahşi’yi püskürtmeyi başardı ama zafer kazanmış gibi hissetmiyorlardı. Korumalar onları yaka paça dışarı atarken, arkalarından "Bu pisliği biz temizleriz, siz kaybolun!" diye bağırdılar.

Gecenin Sonu, Adaletin Başlangıcı

Grup, Esat’taki güvenli evlerine, o rutubetli bodrum katına sığındığında, üzerlerinde sadece kan değil, ağır bir suçluluk duygusu da vardı. Bir masum ölmüştü. Bir canavar kaçmıştı. Ve şehrin yeni sahipleri yüzlerini görmüştü.

Ama gece bitmemişti. Tatyana Kovac, üzerindeki kanlı kıyafetleri çıkardı. Yüzündeki korkuyu sildi ve yerine o eski, keskin "Savcı" maskesini taktı. Şık bir takım elbise giydi ve olay yerine, polis ışıklarının aydınlattığı o sokağa geri döndü.

Polis şeritlerinin arkasında, Emniyet güçleriyle konuşurken Tatyana'nın aklında tek bir düşünce vardı: Bu gece burada olanları örtbas edebilirim. Ama vicdanımdaki lekeleri ne kadar derine gömebilirim?

Ankara’nın ayazı, yaklaşan fırtınanın habercisiydi. Ve Kızıl Oluk’ta hayatta kalmak için, bazen canavardan daha korkunç olmanız gerekiyordu.